Doğum Çeşitleri

Normal doğum

Normal Doğum, 38- 42. haftalar arasında rahmin istemsiz bir şekilde kasılmasıyla tek bebeğin anneye zarar vermeden vajinal yolla doğmasıdır.

9 ay boyunca duran ve rahat olan rahim gebelik sonlarına doğru çeşitli sinyaller alıp kasılmaya başlar. Bu başlangıç neden kaynaklanıyor, nasıl oluyor tam olarak belli olmamasına rağmen çeşitli fikirler öne sürülmüştür.

Doğumu 3 kısma ayırırsak ilk evre rahmin kasılmalarıyla başlar. En uzun süren evredir. 14- 16 saat sürebilir. Rahim ağzının açılmasına kadar sürer. Kasılmalar önce 10- 15 dakikada bir gelmeye başlar. Sonra daha kısa sürelerde gelmeye ve şiddeti artmaya başlar. En son 3 dakikada bire düşer ve 1 dakika kadar sürebilir.

2. evre rahmin açılmasıyla bebeğin çıkmasına kadar geçen süredir. Birkaç dakikadan birkaç saatte kadar sürebilir.

3. evre ise bebeğin çıkmasından sonra bebeğin eşi denilen plasentanın çıkmasıyla sonlanmaktadır. Yaklaşık 10 dakika ile yarım saat arasında değişir. Kasılmalar bu dönemde de devam edebilir. Bu evredeki kasılmaların amacı plasentanın yırtılmasıyla oluşan kan damarlarının kapanmasını sağlayıp kanamayı azaltmaktır.

Normal doğumun avantajları:
  • Fizyolojiktir.
  • Doğa, doğumu en son vajende sonlanan bir kanaldan bebeğin çıkışına göre ayarlamıştır.
  • Anne, anestezi almadığı için bebeğini hemen yanına alıp onun sesini duyabilir.
  • Belki uzun süren bir mücadele yaşanmıştır ama kısa sürede normal hayata dönülür.
  • Explicabo rem illum magni perferendis
Normal doğumun dezavantajları:
  • Ağrılı, yıpratıcı bir süreçtir,
  • Uzun sürer,
  • Sonrasında olabilecek sekeller ağırdır, idrar yollarında ve bağırsaklarda sarkma,
  • Vajende toparlanması güç hasarlar oluşabilir. Bunun da tamiri zordur,
  • Doğum kanalında bebekte çeşitli hasarlar meydana gelebilir
  • Kanama olabilir.
Ağrısız Doğum

Gebelerin biraz endişeli karşıladığı acaba nasıl olur? Nasıl yapılır? Ya da sorun olur mu? dediği epidural anestezi aslında büyük bir kolaylık artık. Her işte olduğu gibi bunda da eğer tecrübeli bir hekim karşısındaysanız belki de bu kadar endişenin yersiz olduğunu hemen fark edeceksiniz. Normal doğumun ağrısını hissetmemek daha az riskli ama daha konforlu olmak ya da sezaryende bebeği hemen kucağınıza almak lüks değil artık.

Ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan hoş olmayan bir hisdir. Baş ağrısı, diş ağrısı, karın ağrısı bunlardan en şiddetli olanı ise doğum ağrısıdır. Buradaki ağrının sebebi bebeğin inmesi ve rahmin kasılmasıdır. Epidural anestezi vücudun belden aşağısında belirli bir bölgede ağrının iletimini engelleyen bölgesel bir anestezi çeşididir.

Hayatta en güzel duygulardan biri anneliktir. Bebeğini kucağa almak, emzirmek, hissetmek ve onunla vakit geçirmek, bunları yaşayabilmek için ise önce tabiî ki bebeği doğurmak gerekir. Fakat çoğu kadın doğum ağrılarından çekinir, nasıl altından kalkacağını düşünür, hatta sadece bunun için farklı bir yöntem tercih edebilir.

Bu yüzden doğum ağrılarının giderilmesi anne için çok önemlidir. Hedef doğum eylemini etkilemeden, bebeğe ve anneye zarar vermeden ve sağlıklı bir şekilde bu ağrıyı azaltmaktır. Çeşitli şekillerde bu yapılabilir. Bunlardan en çok tercih edilen yöntem epidural analjezidir. Adı epidural bölgeye anestezi yapıldığı için böyle anılır. Bu yöntemde gebe bu ağrılardan kurtulur. Diğer taraftan doğum için gereken trafik akar, bebek zamanla ilerler, kasılmalar devam eder fakat anne ağrı çekmez. İşte etkili, güvenli, sağlıklı ve kolay bir yöntem. Merak edilen ve bu yöntemi tercih edecek olan gebelerin öğrenmek istediği epidural tekniğinde sıkça sorulan ben ıkınabiliyor muyum? sorusudur. Gebeler doktorlarının istediği zaman da ıkınabilir.

Nasıl yapılır?

Bu anestezi, tecrübeli ve işinin ehli bir anestezi doktoru tarafından yapılır.

İster normal doğumda ister sezaryen de olsun anne yan yatırılır. Dizlerin hastanın karnında doğru çekmesi sağlanır. Amaç iğneyle uyuşturulacak alanı doktora net bir şekilde göstermek ve alan yaratmaktır. Bu arada çenenin en uç noktası göğse doğru bastırılırken dizler daha da karna çekilir, sırt maksimum kamburlaşır, bel kısmı belirginleştirilir.

Anestezi yapılacak alan enfeksiyondan korunmak üzere önce silinir ve temizlenir. Çünkü bu bölge dikkat edilmesi gereken önemli bir yerdir. Doktor steril eldivenini giyer, o bölgeye de ortası delik steril bir bez serilir. Öncelikle çok ince bir iğne yardımıyla o bölge uyuşturulur. Bu yapılırken hastanın hareket etmemesi çok önemlidir. Hastanın duyduğu ve duyacağı maksimum acı bu kadardır. O bölge uyuşmuş ve artık gerçek anestezi için epidural bölgeye girilebilir. Buraya girmek için, içinde ince bir iğne olan dışında yol bulucu dediğimiz kateter yerleştirilir sonra iğne çıkarılır kateter içerde kalır. Kateter hareket ettiğinde çıkmaması için doktor tarafından hastanın beline bantlanır. İlaçlar bu kateter yardımıyla verilir. İşlemin bittiği söylendiğinde hasta gerçek pozisyona yani sırtüstü dönebilir.

Ne zaman uygulanır?

Gebenin vajinal muayenesinde eğer rahim ağzı 4 cm ye ulaşmışsa ya da rahimağzı inceliği % 60 olmuşsa bu işlem gerçekleşebilir.

İster normal doğum ister sezaryende epidural anestezi kullanılsın sonrasında ağrı kontrolü için belde bulunan kateter kullanılır ve buradan ağrı kesiciler enjekte edilebilir. Genellikle bir pompa sistemi yardımıyla bu gerçekleştirilir. Annenin eline bir düğme verilir. Bu dümenin bir ucu pompaya bağlıyken pompanın bir ucu da katetere bağlıdır. Anne düğmeye bastığında pompa çalışır ve belinden ağrı kesici verilir. Yani ağrı ve ağrı kesici düzeni annenin eli altındadır. Basıldıktan yaklaşık 15 dakika sonra ağrı hafifler ve geçer. Bu düzenek ağrı olduğu sürece devam edebilir. Kateterin çekilmesi de ağrısız ve acısız bir şekilde olur. Sadece 5 sn içerinde doktor belden bu kateteri çeker ve o bilgeye küçük bir bant yapıştırır. Bantta 1 gün sonra kendiliğinden çıkar.

Hangi hastalara epidural anestezi uygulanamaz?
  • Öncelikle anne eğer bu anesteziyi kabul etmiyorsa ve diğer yöntemler kullanılabilecekse
  • İğne yapılan bel bölgesinde ya da vücutta enfeksiyon varsa
  • Kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunan hastalarda
  • Kafanın içinde tümör, kanama, iltihap gibi yer kaplayıcı lezyon varlığında
  • Doğum kanalında bebekte çeşitli hasarlar meydana gelebilir
  • Kanama olabilir.
Epidural anestezi tercih edilmez. Yan etkileri nelerdir?
  • En sık karşılaşılan yan etkisi tansiyon düşmesidir. Bunu önlemek amacıyla hastaya ameliyat öncesi yeterince sıvı takviyesinde bulunulur.
  • Bulantı, kusma, baş dönmesi, başta karıncalanma, halsizlik
  • Operasyon sonrası bazen dizlerde ya da ayaklarda hissizlik ya da tutamama olabilir. Bu durum hastaları biraz endişelendirir. Fakat bu geçici bir durumdur. Önemli olan zamanla bu hissizliğin azalması yavaş açılıyor olmasıdır. Eğer 1 gün geçmesine rağmen bu durum değişmezse hasta tekrar değerlendirmelidir.
  • Baş ağrısı görülebilir. Fakat bu duruma tecrübeli bir anestezi doktoru yaparsa az rastlanır. Sebebi omurilik sıvısının ilaç zerk edileceği zaman biraz fazla dışarıya sızmasıdır. Geçicidir, bu yüzden anestezi doktorları bol sıvı tüketilmesini hatta kafeinli sıvılar içilmesini önermektedirler.
  • Çok nadir de olsa enfeksiyon olma ihtimali ya da alerjik reaksiyonlar görülebilir.
  • Anestezinin tutmaması ya da tek taraflı olması durumunda kateter tekrar takılır
  • Bazen idrar yapmada zorlanma olabilir.
Suda Doğum

Bu doğumun özelliği adından da anlaşıldığı üzere ılık su havuzunda doğumun gerçekleşmesidir. Öncelikle kadın doğum uzmanı, suda doğum için bir engel olup olmadığına karar vermelidir. Doğumun öncesinde kadın duş almalı sonra da bağırsağın boş olması gerektiği için lavman yapılmalıdır. Hamile, rahim açıklığı 4 cm olduktan sonra havuza oturulur.

Suda doğumun Avantajları:
  • Ilık su rahatlatır
  • İlaç kullanılmaz
  • Vajinal doku esner
  • Bebek için avantajı tartışmalıdır!
Suda doğum yapılamayacak durumlar:
  • Annede Hipertansiyon, diabet varlığı
  • Plasenta previa, plasenta dekolmanı
  • Bebeğin anne karnında duruşu normal değilse
  • Bebek küçükse
  • Doktor yoksa
  • Doğum uzamışsa
  • Bebek strese girmişse

Sonuç olarak her gebe farklıdır, her gebenin gebelik süreci de farklıdır. Bu yüzden doğumunun nasıl olacağı kadın doğum uzmanı tarafından belirlenir.

Sezaryen

Vajinal doğumun güvenle tamamlanmasının mümkün olmadığı durumda, vajinal doğumun anne, bebek ya da her ikisi için problem yaşatması riski varsa, vajinal doğum denenmesine rağmen doğum başlatılamamış ya da devam ettirilememişse sezaryen yapılır.

Sezaryen yapılacak durumlar nelerdir: 1. Bebekle ilgili durumlar:
  • Bebek sıkıntıya girmişse
  • Bebek ters geliyorsa ( makat, yan, alın, yüz)
  • Çoğul gebelik
  • Bebekte anomali varsa (hidrosefali, teratom gibi)
2. Anneye bağlı durumlar:
  • Önceden geçirilmiş sezaryen
  • Hipertansiyon, diabet
  • Viral enfeksiyonlar (HIV, HCV, HSV)
3. Doğuma bağlı durumlar:
  • Baş ile annenin kemikleri arasında uygunsuzluk varsa
  • Doğum eylemi uzamış ise ve ilerlemiyorsa
  • Bebek 4000 gr dan büyükse
4. Plasentaya bağlı durumlar:
  • Plasenta previa (eşin önde olması çıkışı tıkaması)
  • Plasenta dekolmanı (eşin erken ayrılması)
  • Kordonun erken olarak kanaldan çıkıp sıkışması
Sezaryen'in Avantajları:
  • Ağrı hissedilmez
  • Bebekle ilgili problem yaşanması çok nadirdir.
  • Eğer tüplerin bağlanması isteniyorsa ikisi bir arada yapılabilir.
Sezaryen'in Dezavantajları:
  • Anestezi gereklidir.
  • Karın katları açılıp tekrar dikilir. Bu da önemsenecek kadar büyük bir durumdur.
  • Nihayetinde bir operasyondur. Operasyonlarda yaşanan tüm riskler sezaryen için de geçerlidir.
  • Enfeksiyon ihtimali vardır
  • Hastanede kalış süresi uzundur
  • İyileşme süresi uzundur.

script type="text/javascript" src="/Scripts/ac.js">